Blog Kardeşliği

Bir Teşekkür...

Sadece ve sadece yüreğimin sesini dinlediğim ve bunu sizlere aktarmaya çalıştığım naciz blogumu teşrif ettiğiniz için teşekkürlerimi arzetmeyi üzerime bir vazife bilirim. Var olun!

31.1.07

Oyuncak

Laf gelmesin diye çektiğim çile
Pişmiş tavuğun başına bile
Gelmemiştir,
Çıkmasın diye kötüye adım .
Çok düşündüm, anlayamadım,
Bu nasıl iştir?

Elini tutmak istesem, tutamam,
Şöyle gönlümce sarılamam:
"Bir gören olacak!"
Demek ki fertler hür değildir,
Cemiyeti eğlendirir
Bir oyuncak.

Unutmak İçin

Bildik hüzünler alır götürür sevdalara,
Şaşkın şakın dururum kıyısında gecenin.
Huzursuz saatlerde yüreğim volta atar,
Hep seni düşünürken unutabilmek için.

Ezik Çilek

Mehtapta

Ben de susardım elbet cüssem sen'ce olsaydı
İçten içe sessizce çalkalanan ey deniz!
Niçin parçalandınız, sizi göğe kim yaydı
Yıldızlar! gündüzleri, söyleyin, nerdesiniz?

Ezik Çilek

Fırtınalar

Ayrılırken elime tutuşturduğun mendil
Gözümden sızan yaşla sırılsıklam oluyor.
Sensiz geçen vakitler neden böylesi bencil?
Sen yanımda yok iken gönlüme kan oluyor.

Kalbimin köşesinde bir hisli türkü çalar;
Dem vurur sevdalardan, gurbetten, ayrılıktan.
Sana gelmek için mi kopar şu fırtınalar?
Sana gelmek için mi sıyrılır yalnızlıktan?

Kavuşmak masallarda oluyormuş sadece,
Mutlu sonlar yalnızca efsanelerde imiş.
Ağlayan gözlerime uyku vermeyen gece
Sabaha erişmeden, gördüm, nasıl geçermiş.

Ayrılırken elime tutuşturduğun mendil
Gözümden sızan yaşla sırılsıklam oluyor
Pencerene vuran yel benden uzakta değil,
Her gece yüreğimde fırtınalar kopuyor.

Ezik Çilek

O Şehir

Neden bilmiyorum,
O şehre gitmek istiyorum.
Sis karışırken karanlıklara,
Uykusu bölünmüş soğuk bir gecede
Seninle can verip şarkılara
Gitmek istiyorum o şehre.
Caddeleri ışıklı değildir belki
İstanbul gibi.
Belki de korku geziniyordur
Kara sokaklarında,
Yapraklar ürkekçe yer arıyorlardır
O şehrin buz gibi kaldırımlarında.
O şehre gitmek istiyorum.
Neden, bilmiyorum.
Sanki bir aydınlık saracak içimi,
Şuh güllerini seyrederken sarhoş bahçelerinin
Hülyalara dalıp gideceğim sanki
Güneşine tutunup o şehrin.
İstasyonlarda terkedilmiş ümitler
Heyecan verir mi artık hatıralara?
Henüz içimdeyken şimdiki vakitler
Daha kavuşmamışken mazî sîgasına
Neden bilmiyorum,
O şehre gitmek istiyorum.

Ezik Çilek

Perişanım

Kalbimin içinde ateş
Ve ateşin içinde ben.
Her sabah yükselen güneş
Bir parçadır yüreğimden.

Şu saçlarıma düşen kar
Senden bahsetmekte bana.
Yağan yağmur, esen rüzgâr
Gönlümü taşıyor sana.

Perişanım, perişanım...
Perişanım gecelerde.
Ben aklımı bırakmışım
Seni bıraktığım yerde.

Sana değildir güzelim
İsyanım mesafeyedir.
Senin ile benim ezelim,
Ebedim senin iledir.

Kalbimin içinde ateş
Ve ateşin içinde ben.
Her sabah yükselen ateş
Bir parçadır yüreğimden.

Ezik Çilek

Alışamadım

Seni rüyamda görürsem
Korkarsın diye karanlıklardan
Işıkları açık bırakıyorum.
Alışamadım yokluğuna senin,
Bir türlü alışamadım.
Nefesim kesiliyor ara sıra
Nabzımda kösler çalınıyor,
Gözlerim yaşarıyor, kalbim sızlıyor...
Yollarda bıraktığım zihnimi
Zaman denen kurt kemiriyor.
Sensizliğin gölegeleri düşüyor aynama,
Görünmez bir el tutup saçlarımdan
Bir duvardan ötekine vuruyor.
Kaya gibi ömrtülüyor yorganlar üzerime,
Yastıklar, senli vakitlerimin sensiz mezartaşları...
Bir hatıra seli boşalıyor rüyalarıma,
Her gece böyle kabuslardayım artık,
Oysa fikrim uyanık, gözüm açık...
Ve birkaç damla sahipsiz gözyaşları
Damlamakta her baktığım yere.
Nereye dönsem ayrılık,
Ne yana haykırsam yalnızlık...
Alışamadım yokluğuna senin,
Bir türlü alışamadım.

Ezik Çilek

Geçtim

Aşkına susadım da erişmek için sana
Çöllerden ovalara sarılıp bir destana
Başları bulutlara değen dağlardan geçtim.
Kimse görmesin diye şu perişan halimi
İnsanın olmadığı kadim çağlardan geçtim.

Kendimi aslanlarla, ceylanlarla bir buldum,
Ölümü göze aldım, ölümlerden kurtuldum.
Kuruşmuş tuzaklardan, çelik ağlardan geçtim.
Yırtıcı bir kartalın pençesine sokuldum,
Bağrında siyah güller açan bağlardan geçtim.

Ezik Çilek

25.1.07

Hatıra Rüzgârları

Bir rüzgâr süzülüyor aralık perdelerden,
Havaya bıraktığın kokunu getiriyor.
Bir bir çıkıp gelirken hatıralar defterden,
Gönlüm ayazda kalmış bir yaprak gibi titriyor.

Nisyanın merhametsiz kucağına düşmüşüm,
Kurtulmak mümkün değil, biliyorum, imkânsız.
Hâlâ dudaklarımda o utangaç öpüşün,
Ve hâlâ hatırımda o gidişin, apansız.

Çâresiz değilim ben, sana muhtaç değilim;
Gerekirse bir kurşun sıkarım yüreğime.
Kurtulur geceleyin sayıklamaktan dilim,
Bir kez ölürüm, her gün bin kez öleceğime.

Seni düşünüyorum nisyanın kucağında
Gönlüm ayazda kalmış yaprak gibi titrerken.
Tutuşur kalbim birden hatıra ocağında
Aralık perdelerden bir rüzgâr süzülürken…

Ezik Çilek

Delilik

Kimliğimi kaybettim,
Hükümsüzdür!
Esirin olmakla hürriyetim
Ölümsüzdür.

Yaşanmış zamanlarım
Geri gelebilseydi,
Yine sana bırakırdım
Baştanbaşa benliğimi.

Kaybettim kimliğimi,
Seni sevdiğim gün.
Avucundaki yüreğimi,
Dikkat et, düşürürsün.

Bir bakarsın vazgeçerim,
Deli gibi sevmekten seni…
Ne zaman k içerim
Ölümün şerbetini.

Hafiften çıldırıyorum
Sen yanımda olmayınca,
Biliyorum saçmalıyorum
Ellerini tutmayınca.

Dedim ya güzelim,
Mevsimlerden güzdür.
Kimliğimi kaybettim,
Hükümsüzdür!

Ezik Çilek

Sorular

Bu sabah güneş doğmak için hazırlanırken
Düşüverdim yollara. Vakit erken mi erken…
Daha kuşlar uykuda, horozlar uyanmamış,
Daha bir evin bile ışıkları yanmamış.
Yalnız ben varım sanki dünyada nefes alan,
Bir de mahmurluğum var geceden arta kalan.
Semada ak bulutlar bilinçsiz dolaşıyor,
Toprakta ayakları caddeleri aşıyor.

Niçin koyuldum yola, bilemiyorum, niçin?
Belki de yüreğimle baş başa kalmak için.
Bilmiyorum, bildiğim ruhum huzurlu işte;
Sarhoş rüzgâr gönlümün sesine ses verişte
Çok tatlı bir ürperiş sarıyor vücudumu.

Belki de sokaklarda bulurum umudumu.
Yapraklar cevap verir belki sorularıma
-Her gece uyutmayıp giren uykularıma-.

Sahil kıyılarına götürdü şuuraltım.
Şu deniz kadar gamsız olsaydım keşke ben de!
Tuttum, yerden taş alıp dalgalara fırlattım.
İki kere sekti taş, saydım, suyun üstünde.
Yutuverdi minicik varlığı bünyesinde.

Zihnim kemiriliyor tükenmeyen ye’sinde.
Yalnızlığa daldıkça ben’i kaybediyorum.
Kendimi kaybettikçe yalnızım, gidiyorum.

Hem elimde değil ki soruları boş vermek,
Her yanıtsız suale bir cevap bulmak gerek.
Tepemde kanat çırpan şu kuşlara mı sorsam?
Kim rahata erdirir damarına basarsam?


“Niçin aşık oluruz, neden seviyoruz biz?
Sebep ne ki sürekli acıla içindeyiz?
Sevgisiz yaşayamaz insanlar, kabul, lâkin
Neye yarar tuz ekmek yarasına yüreğin?
Zevk vermiyorsa aşk, haz bunun neresinde?
Yoksa zevkler midir hep ızdırabın içinde?
Mazoşizmden bir parça ise sevdalanmalar,
O hâlde neden yâre hadsiz hayıflanmalar?
Gam, keder istemiyorsan aşık olmamalısın,
Nasıl isterse gönül, bırak öyle yaşasın!
Demire şekil veren örs-çekiç değil midir?
Alevi yalamazsa nasıl bükülsün demir?”


Böyle uzayıp giden bir liste dimağımda
Cevapsız kaldı yine akşama kaldığımda.

Ayaklarım götürmüş beni. Sahi, nerdeyim?
Herhalde bir sonu yok, çileli seferdeyim
Güneş göz kırpıyorken bugün son kez dünyama,
Koşup kapanıverdim bekleyenim odama.

Ezik Çilek

24.1.07

Olmasa

Gönül seni gördüğü o ilk zamandan beri
Ayağı yerden kesik hercâî bir derbeder
Ve laftan anlamayan bir uslanmaz serseri.
"Ah bir de şu mesafeler olmasa!
Gerçi aşk çekilmez keder olmasa."

Nasıl ki göze alırsa uçmak için bir tırtıl
Kelebekçe ömrünün bir güne inmesini,
Gönül de istemiyor sensiz geçecek bin yıl.
"Bülbüle can veren güller olmasa,
Ah bir de şu mesafeler olmasa!"

Ezik Çilek

Ne Yazar

Düşmüşüm bir kere kara sevdaya,
Başa gelecei bilsem ne yazar?
Seni görmek için ben doya doya,
Saçımı başımı yolsam ne yazar?

Taş kesilmiş, soğuk gönüller bile
Aşk ile kavrulup gelirmiş dile
Giderken verdiğin beyaz mendile
Kanlı gözyaşımı silsem ne yazar?

Ezik Çilek

Ateşinle Gönlüm Yağmur Olur Gülüm

Ateşinle ısınsın diye buz kesmiş gönlüm
Ocak başına yatmış bir kedi gibi sersem
Ayak ucuna öyle sessiz uzanıversem,
Av peşinde koşturan aslan gibi yürekli
Kükrer ayrılıklara, ölümlere sürekli.
Kediler bazen böyle aslan kesilir gülüm!

Yağmur olup kar olup semadan inse gönlüm,
Sürünmekten kurtulan bir kelebek gibi hür
Saçının tellerinden yüreğine süzülür
Ve göklerin sultanı kartal gibi, durmadan,
Bırakmaz hedefini tam kalbinden vurmadan.
Her kelebek aslında biraz kartaldır gülüm!

Ezik Çilek

4.1.07

Uzaklar

Seni gördüm göreli sevdalıyım ben...
Aşk yanmaksa eğer patlamaya hazır bir volkanda
Bilmelisin ki seni gördüğümden beri
Yanmaya hazırım ben.
Biliyorum ki yalnız aşk var cihanda,
Biliyorum ki yanmak her sevdalı gönlün kaderi.

Uzaklar, uzaklar, uzaklar...
Ben ki mûnis bir figüranım hayatta,
Mûnis, boynu bükük, ezik, sevdalı...
Sadece uzaklara isyanım var;
yanında yanamadığım için ellerini tutup da.
Hâlim nezle olmuş bir bahçıvanın hâli.

Elbet kavuşur yollar birbirine,
Elbet uzaklar da yakınlara karışır.
Zaman geçer, acılar diner, buluşuruz.
Belki gözlerimi gözlerine verip, ellerimi ellerine
Birbirimize yanaşır,
Uzaklardan konuşuruz.

Ezik Çilek