Blog Kardeşliği

Bir Teşekkür...

Sadece ve sadece yüreğimin sesini dinlediğim ve bunu sizlere aktarmaya çalıştığım naciz blogumu teşrif ettiğiniz için teşekkürlerimi arzetmeyi üzerime bir vazife bilirim. Var olun!

22.4.06

Karadenizli Olanlar El Kaldırsın!

Nevin Hoca’yı bilirsin değil mi? Coğrafya hocası… Çok severdi beni. Titizlik tarifinin yetersiz kaldığı bir temizlik anlayışı vardı. Kapının kolunu mendille tutar, tahta kalemini mendille kullanır, hiçbir şeye doğru dürüst elini sürmediği gibi, yaramaz bir öğrenciye şamar atacağı zaman da mendil ya da kendisinin olması şartıyla bir kitap yahut defter ile vururdu. Acayip komik duruma düşüyordu. “Hijyen Nevin” diye adı çıkmıştı ki bu adı takmalarının sebebi asında şahsının tutmaya iğrendiği şeyleri öğrencilerine tutturması. Neyse… Hatırlıyor musun, bir keresinde Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Bölümü’nü işliyorken, “Karadenizli olanlar el kaldırsın!” demişti. İster istemez gözlerim hemen sana doğru yöneldi. El kaldırmadın, ben de kaldırmadım. Nereliydin acaba? Akdenizli sıcaklı vardı sende herhalde, gönlümün hararetlenmesinin sebebi başka ne olabilir ki?
Bana döndü Nevin Hoca:
- “Ezik, sen nerelisin?”
- “Fark etmez hocam!
- “Anlamadım, nasıl fark etmez!”
- “Karadenizliyim de…”
- “Eee…”
- “Bölücülük yapmayalım diye söylemedim.”
- “...!?”
- “Batı Karadenizliyim de ben, el kaldırmasını istediğiniz kişiler Doğu Karadenizli olanlar değil miydi?”
- “Tamam, tamam, otur yerine!”
Bir anda gözden düştüm. Pencere kenarındaki en arka sıradan sol tarafımdaki kapı tarafına doğru, yani sana değdirdim göz uçlarımı… Yüzündeki gülümsemen niyeydi? Ahmaklığıma mı, -kendimce- senin için düştüğüm duruma mı? Bana bu soru hâlâ muammâ…
Sahi, nerelisin sen?

Ezik Çilek

Hiç yorum yok: