Hazan Hazandır, Hüzün de Hüzün
Sonbahar kışa bırakıyor yerini yavaş yavaş...
Sarısıyla, kırmızısıyla, soluk ve soğuk renkleriyle
Kaçıyor beyaz mutluluktan;
Oysa kendisiydi canlılığı öldüren yazı üşütmekle .
Ekim ortasında bahar mırıltıları estirse de
Kendini bilmez rüzgâra,
Hazan hazandır, hüzün de hüzün...
Ve baharla vedalaşalı beri
Tadı kalmadı gecenin, gündüzün.
***
Tatlı nağmelerini nisyan bataklığında unutmuş bülbüller,
Ve her solan gülün ardından
Yalnızlığa isyan etmedeler.
Sevdalı gönüllerin hasrete tahammülünün,
Bilmecesi burada işte
Derinden, içli bir ah çekişte
Sabırla acıda devam edebilmenin...
***
Dermanı kızgın kumlarda aradı Mecnûn.
Leylâ ise masum ama korkak hayallerde...
Çünkü umudun tükendiği yerde
Hükmü kalmamıştır cesurluğun.
***
Sonbahar kışa bırakıyor yerini yavaş yavaş...
Hazan hazandır, hüzün de hüzün...
Ezik Çilek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder