Gündeliklere Dair
İç ferahlatıcı bir bahar sabahı… Gece geç yatmış olsam da çoktandır hasret kaldığım tertemiz hava uykumu kaçırmakta. Güzellik serâser bütün mahlukatı çerçevelemiş. Gözler aydınlık, huzur veren bu bahar sabahını görmekle mest, kulaklar cıvıl cıvıl ötüşen ve senin için besteler yapan çeşit çeşit kuşları dinlemekle mahzûz, vücûdum bu hoşluk içerisinde bulunmaktan memnun…
Fakat yine aynı can sıkıcı serencâm: Durakta bir müddet aynı şahıslarla bekleyiş, otobüste bir saati aşan bir yolculuk, uyunuyorsa eğer son durakta uyanış, kısa süren bir mahmurluk, beş dakika kadar bir balka otobüs durağına yürüyüş, tekrar kalabalık bir otobüse binip çeyrek saat seyahat, inilmesi gereken yerde inilip bir çeyrek saat kadar daha yürümek… İşler, uğraşlar, çalışma hayatına saklanmış bir sürü teferruat… Akşamleyin, sabahki koşuşturmanın tersinden başlayan bir ömür törpüsü daha… Ömrümüz yollarda geçiyor. Bu monotonluğa karşı tek ilaç var; farklılık. Farklı sevinçler, değişik acılar. Evet, acılar da birbirinin aynı olsa hayatımız tam bir kâbus olurdu muhakkak. Bunlara ilaveten farklı düşünceler, -sık olmasa da- farklı kişiler.
Bütün bu zaman diliminde ve artı olarak geceleri seni düşünmek benim en başta gelen vazifem. Sen benim sebeb-i hayatımsın, yani bu eziyetler yumağına katlanma nedenim. İyi ki varsın, varlığında eridim, iyi ki var olan sensin! Varlığım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder