Blog Kardeşliği

Bir Teşekkür...

Sadece ve sadece yüreğimin sesini dinlediğim ve bunu sizlere aktarmaya çalıştığım naciz blogumu teşrif ettiğiniz için teşekkürlerimi arzetmeyi üzerime bir vazife bilirim. Var olun!

30.3.06

Nifak Tohumu

Dün sabah güneşli bir havaydı, güneş tutuldu. Bugün sabah da güneşli bir hava hakimdi bulutların arasında göz kırpan, gök gürledi. sonumuz ne olacak bilmiyorum. Senin oralar nasıl acaba? Yüreğimdeki kadar fırtına kopuyor mu?
Haftasonu sınav var, birkaç günden beri yoğun bir şekilde çalışıyorum. Artık başım ağrıdı, cama yönelip ıslak caddelere bakıyorum: Kasvetli bir gün... İki günde nelşer olmuş haberim yok, okullardaki cinayetler, Diyarbakır'daki anarşi, tepedekilerin atışmaları, aşağıdakilerin tepişmeleri...
Son üçüne bir şey diyeceğim yok, zaten senelerdir bunlara benzer şeyler oluyor, ama düşünebiliyor musun, ufacık çocuklar ellerinde profesyonel silahlarla gelmeye başlamışlar okullara. Eee tabi, çocuklar okumaya gidiyor, eğitilmeye değil ki! "Ağaç yaşken eğilir, adam çocukken eğitilir." Bizim zamanımızda da kendi aramızda hırlamalar, gürlemeler, küfürleşmeler, sataşmalar, sürtüşmeler, kavgalar, yaralanmalar oluyordu ama doğrusu bıçak çekecek kadar ileriye gittiğimiz olmuyordu. Civar okullarda birbirine bıçak gösteren haylazların olduğunu duyuyorduk ama öldürmeyle sonuçlandığını hiç duymamıştık. İnsan samimî olmasa bile arkadaşını nasıl öldürebilir? Anlamak mümkün değil.
Aşkın kaç çeşidi var, biliyor musun? Şimdi çocuklar sevmeye değil, katletmeye mailler. Bizim çocukluğumzda kardeşliği, birliği sembolize eden voltran vardı, bir oldun mu kimse karşında duramazdı. Artık parçalıyorlar çocuklarımızı, gençlerimizin arasına ilköğretimden başlayarak sistematik bir şekilde nifak tohumları ayıtorlar, ve bu tohum -bin kere lanet olsun ki- kökleşecek, devâsâ bir ağaç olacak, semaya uzanan fasulye hikayesi gibi...
Allah neslimizi muhafazada gayret gösterenlerden eylesin!
Âmîn dedin mi?

Hiç yorum yok: