Hayatım, Güzelim, Sevdiğim, Canım!
Hayatım!
Dün gece yine uykuyla boğuştum, gözüme girmek istiyor, bense seni düşünmek istiyorum sürekli. Gece gündüz. Ayrılık ateşiyle kavrulan yüreğimin uykuya değil, sana ihtiyacı var. Bu daha ne kadar sürecek böyle, bilmiyorum. Nereye baksam seni tahayyül ediyorum, zihnimde beliren letafetin bütün dünyaya mana kazandırmış. Anlamsızlıktan kurtarmış, hiçlikten. Bir tebessüm kadar sıcak güneş, bir pamuk kadar yumuşak bulutlar, gök bir umut kadar mavi... Denizler senin aşkınla coşkun, geceler senden ayrı kaldığı için siyah, dağlar ümitlerini kestiği için ölü, taştan. Hava bir başka temiz seninle, bütün nimetler bir başka tatlı.
Güzelim!
Bestelenmemiş şarkımsın, söylenmemiş türküm, en acılı ağıtımsın, en yüce destanım. Gözyaşlarım sensiz akıyor, kıskanmıyor musun? Istırabımın sonu olmayacak mı, yoksa? İstersen bir ömür cehennemi yaşarım, dikenli yollarda yalınayak gezerim, dipsiz kuyularda parçalarım bedenimi. Nadim de olmam merak etme, yeter ki bir söz söyle. Gözlerine bir yabancının gölgesi değerse kudururum hasedimden. Benim sensiz bir rüyam yok, senin varsa unut hepsini, yo et hafızandan. Rüyam! Feryatlarım asumanı deldi de sana ulaşmadı mı hâlâ? Kirpiklerimde ıslatıp, dudaklarımda kuruttuğum gözyaşım!
Sevdiğim!
Bir kelebek gibi heyecanlı yüreğim, vuslat arzusuyla kanat çırpıyor başıboş. Tek çiçeğim sensin. Seni arıyor köy köy, şehir şehir, diyar diyar. Şu bir günlük ömründe seni göremeden ölmesi... Ne büyük acı, ne elîm bir hadise. Günahım seni sevmekse eğer, gururluyum bu günahı işlemekten. Bin yıl yanmaya razıyım alevler içinde. İsterse bütün dünya suratıma tükürsün, gam değil, yine de sevmekten tövbe etmem. Derimi yüzsünler isterlerse.
Canım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder